Lykke; Kitap Yolculuğu

K

Kübra ERSÖZ

Yazar

27 Aralık 2025

     İnsanlar güvenle ve tek başlarına bisikletle okullarına ve iş yerlerine giden, rahatlıkla çocuklarını bebek arabasında uyutup kafelerde oturabilen bir ülke olan Danimarka’nın en dünyanın en mutlu ülkesi olarak bilinmesine ve anılmasına şaşırmamak lazım. Bu şartlarda yaşayan insanların mutsuz olması bence düşünülemez. Tabi ki mutluluk bir öznel kavramdır. Kişiye göre mutluluk seviyeleri ve mutluluk hazları değişmektedir. Kitapta da bahsettiği gibi, ‘Mutluluğun anahtarları dünyanın her yerinde gömülü ve onları toplamak bizim görevimiz.’ (19) 

     Mutluluk bazen bir kişi için, aidiyet duygusu, yemek yeme, kitap okuma, yürüyüşe çıkma, ailesi ile vakit geçirme ya da bir topluluğa bağlı hissetme gibi olguları ile tanımlanabilir. Ateşin ve yiyeceklerin insanları bir araya getirme kapasitesi neredeyse kültür ve coğrafi sınır ayrımı tanımayan evrensel bir olgudur. Ve bazen sofralarımızın etrafında bir topluluk duygusu yaratmaya tek bir mum bile yeter. (36)  Yani insanlar hangi dilden, dinden, ırktan ya da coğrafyadan olsun, güvenle ve iyilikle oluşturulduğu sürece o toplum hep mutlu ve yaşam kalitesi yüksek şekilde yaşayacaktır.

     Dünyanın en mutlu ülkelerinde yaşayan insanların çoğunda şu düşünceler oluşmaktadır; çok lüks evler, arabalar yerine sevdiğimiz ve her zaman desteğini görebileceğimiz dostlarımızın yanımızda olması düşüncesi yatmaktadır. Ve bu ülkelerin çoğu şu cümleyi kurarlar; biz vergi ödemeyiz, yaşam kalitesi satın alırız. Yani bu ülkeler paraya daha fazla önem değil de iyiliğe, güvene, mutluluğa ve topluma önem vermektedirler.

     Bofællesskab (ortak bahçe) dünyanın en mutlu ülkesi olan Danimarka’da düzenlenen bir yaşam stili olan bu ortak bahçeler, yirmi yedi bağımsız ev ve bir ortak evlerden oluşan yapıdır. Burada herkes hem ailesi hem de topluluk içinde yaşamaktadır. Bana göre bu o ortak bahçe fikri bir toplumun mutlu, güvende ve birlik içinde yaşaması için uygundur. Çünkü bu şekilde insanlar birbirleri ile daha sağlıklı iletişim kurarlar ve bu şekilde yaşamlarından zevk almaya hayata daha pozitif bakmaya başlarlar. Bu ortak bahçe fikri bana şu yönden de çok doğru geldi; yalnızlık bir insana ya da bir topluma bence hiç iyi gelmiyor. Yalnızlık tüm olumsuzlukları ve depresyonu birbiri ardına getiriyor. Ama böyle fikirler ortaya atılıp eyleme geçirildiğinde ise insanlar yalnız kalmadıkları için olumsuzluklardan ve depresyon uzak kaldıkları için mutlu oluyorlar.

     Pek çok şeyde olduğu gibi, bir şeye ne kadar çok sahip olursak o şeyden alacağımız mutluluk o kadar azalır. (81) Kitapta bahsedilen cümle bana göre doğru bir yaklaşım olmuş. Çünkü bir şeye gerçekten çok sahip olursak ya da o şeyi ne kadar çok istersek ya da dile getirirsek o an ki mutluluğumuz hep azalmaktadır. Bazen kurduğumuz büyük hayaller doğrultusunda girmiş olduğumuz beklentiler bizleri üzer. Ve bu üzüntü bizi daha çok hırslandırır ama bu hırs ve beklenti bizim üzüntülerimizin artmasına neden olmaktadır. Bu yüzden çok büyük beklentilere girmemek ve hayatımızı kaliteli ve mutlu yaşamayı öğrenmemiz gerek.

     Mutluluk verebilecek üç bedava yaklaşım; okumak, bir gülümseme dosyası yaratmak, bedava eğlence kardeşliği kurmak. (106-108) Bu kitapta da bahsedilen maddelere değinecek olursak eğer hepsi birbirinden mantıklı ve eyleme geçirilmesi zor olmayan olaylardır. Bence okumak bedava bir terapi ve kimseye ihtiyaç duymadan yapılabilecek en güzel mutluluk kaynaklarından biridir. Diğer mutluluk kaynaklarından olan sizi gülümsetecek, şükretmenize neden olayları yazmak ve bir arkadaş topluluğu kurup kendi eğlence zevkinize yakın aktiviteler yapıp anı güzel ve mutlu geçirmektir. Mutluluk aslında para ile sarın alınabilecek bir şey değildir onun için gerçekten çaba sarf etmek ve bulmak gerekmektedir.

     Bir şeyler değil, tecrübe ve anı satın alın. (115) Ufak bir nesne (televizyon vs.) kitaplar, seyahatler ya da tecrübeleriniz için eğitimler satın almak sizleri daha mutlu bireyler yapacaktır bana göre. Çünkü bu şekilde hem kendinizi geliştirecek hem de mutluluk seviyenizi artıracaksınız. Çünkü almış olduğumuz bu tecrübeler bizi mutlu anılara ve gelişimize yatırım olacaktır. Örnek vermek gerekirse ben mesleğimi (grafik tasarımcı) bir mutluluk ve tecrübe kaynağı olarak görüyorum. Mesleğimi yapmak bana hem mutluluk hem de tecrübe katıyor.

     Paradan, güvenden ve birçok şeyden daha önemli bir şey varsa o da sağlıktır. Bana göre şu hayatta elde edebileceğimiz en önemli ve değerli mutluluklardan biri sağlığımızın yerinde olmasıdır. Sağlıklı olmamız mutluluğumuzu etkiler. Sağlıklı olmak için kitapta bahsedilen örneklere değinmek istiyorum. Daha fazla yürümemizi ve her gün daha fazla hareket etmemizi bizlere sunmaktadırlar. Çünkü yürümenin ve hareket etmenin hem beden sağlımıza hem de ruhsal sağlımıza iyi geleceğine dair bilgiler mevcuttur. Çünkü yürümek hareket etmek bizi motive etmektedir. Güzel bir doğa manzarası eşliğinde elinde bir kahve ve kulağında müzikle yürümenin verdiği mutluluk bana göre eşsizdir. Çünkü bence insan öyle yürüyüşlere çıktığında kendinde yeni şeyler keşfediyor ve hayata daha olumlu bakmaya başlıyor. Bunun içinde kendinize uygun doğa yolları ya da orman yolları bulmalısınız. Bizim mutlu olmamız için doğa bize bir sürü güzellikler sunmakta bunları değerlendirmek ise bizim elimizde..

    Bhutan’da beyin fırçalama. (152) Kitapta bana göre en ilgi çekici bölümlerden birisi. Burada öğrenciler ve öğretmenler beyin fırçalama adı verdikleri kısa bir egzersiz ile güne başlıyorlar. Ve bu egzersiz sayesinde öğrenciler ve öğretmenler günlerine daha mutlu başlamaya ve hatta hayatlarına daha mutlu devam etmeye adımlarını atıyorlar. Bence tüm okullarda yapılması gereken güzel bir egzersiz çünkü birkaç dakika sessiz kalıp tüm kötü düşünceler ve fikirlerden arınmak ve hayata karşı daha fazla şükretmeyi sağlıyor.

     Hayatın akışını kendisinin belirlediğini hissetmeyen hiçbir insan gerçekten mutlu olamaz. (162)Çünkü hayatının akışını belirlemediği zaman hayatının nasıl ve nereye evirileceğini kendisinin mutlu mu yoksa mutsuz mu olacağını kestiremediği ve belirsizlikte kaldığı için insanın gerçekten mutlu olması bence de mümkün olamaz. Eğer kişi hayatının akışını kendisi belirlerse ve geleceğine dair ufak kesitler kafasında canlanırsa en azından mutlu olabilir. Yani özgürlüğümüzde bir o kadar mutlu olmamızı sağlayan nedenlerden biridir. Her konuda kendimizi istediğimiz ölçüde özgür hissettiğimizde mutlu olma seviyemiz daha da artmaktadır. Tabi ki özgürlüklerimize bizim yaşadığımız alanlar ve verdiğimiz karalar büyük ölçüde etki etmektedir. Bu yüzden yaşadığımız alanları ya da diğer tüm olayları bahane ederek özgürlüğümüzü kısıtlamamalı ve özgürlüğümüze, mutluluğumuza önem vermeliyiz.

     Diğer insanlara güvenen insanlar daha mutludur ve güven hayatı kolaylaştırır. (201) 

Dünyanın en mutlu ülkesi olan Danimarka’da güven üst düzeydedir. İnsanlar orada hep birbirlerine güvenirler. Ama bana göre insanlara güvenmek biraz zor gibi geliyor. Çünkü yaşadığımız ortam ve olaylar bazen insanlara karşı güvenmemeyi ve temkinli yaklaşmayı zorluyor. Buda beraberinde bence kaygıyı, stresi ve mutsuzluğu getiriyor. Güvenilir olmak ve diğer insanlara güvenmek şu hayattaki değerli olgulardandır. Bir hayatta güvensizlikler, rekabetler, empati yoksunluğu olduğu sürece o hayat mutsuzluğa evirilmek zorunda bırakılmıştır. Oysaki rekabetten, güvensizliklerden uzak kalındığı ve insanlara, toplumlara karşı empati yapıldığı sürece mutluluk sizin peşinizden gelecektir. Mutluluk paylaşıldıkça güzel olan ve eksilmeyen şeydir.

     “Karşılıksız Yardım Adamı” (238) Kitapta bahsedilen bu kişi işinden memnun fakat dünyayı değiştiremediğini hissettiği için işinden ayrılan ve kendini insanlara karşılıksız iyilik yapmaya adayan biri olmuştur. İnsanlara yardım ederek bir amaç duygusuna sahip olmaktadır. Ve hayatının daha mutlu olduğunu hep dile getirmiştir. Bana göre ise bu harika bir yaklaşım ama sanırım ben bu adam gibi bu kadar cesaretli olmazdım. Yani işimi bir anda bırakıp sadece insanlara yardım edemezdim. Benim yapacağım şey hem işimde devam etmek hem de insanlara yardım etmek olurdu. Ama hayatta mutlu olmak için birçok sebepler saydık hepsi birbirinden değerli ve önemliydi fakat bu ömürlük mutluluklardan biridir. Yani insanlara, doğaya, hayvanlara, bitkiler iyilikler yap ki ömürlük bir mutluluğa erişme şansınız yakala. Çünkü bu saymış olduğumuz şeylere karşılık beklemeden iyilikler yaptığımız takdirde onlar bize mutluluk olarak geri dönecektir.

     Yani kısacası etrafınızdaki insanlara görgülü, anlayışlı, güvenilir, sevgi dolu olduğunuz sürece mutluluk hep sizinle olacaktır. Tabi bunları yaparken de doğayı, dünyamızı severek ve onu koruyarak yapmalıyız ki hem güzel yaşanabilir bir dünyamız olsun hem de kitapta bahsi geçen ortak bahçe gibi fikirleri güzelce gerçekleştirebilelim. Bana göre mutluluk özneldir. Her insan farklı eylemler yaparak mutluluğunu bulur. Mutluluklar bir yerlerde gömülü onları çıkartıp mutluluğumuzu sağlamalıyız. Kitapta bize verilen örneklerin hepsini yapmamız mümkün olmayabilir ama birkaçını yapmaya çalışmak hatta yapmak bile büyük bir mutluluğun başlangıcı olabilir.